11 Şubat 2026 Çarşamba
Bazı şehirler haritalarla gezilir, bazıları ise ruhla hissedilir. Şanlıurfa, Mezopotamya’nın kalbinde zamanın farklı aktığı kadim bir şehirdir.
Sadece bir gezi rehberinden fazlasını arayanlar için Urfa’nın derinliklerine işleyen özel anları kaleme aldık. Özellikle sizi modern dünyadan koparıp bir masalın içine çekecek bu deneyimler, urfamiz.com farkıyla sizlerle buluşuyor.
Dünyanın en eski tapınağını kalabalıklar gelmeden görmelisiniz. Güneşin ilk ışıkları dev T-sütunlarına vururken, 12 bin yıl önceki ellerin enerjisini hissetmek mümkündür. Ancak bu mekan sadece taşlardan ibaret değildir. Göbeklitepe, insanoğlunun gökyüzüne ve yaratıcıya olan ilk bakışıdır.
İnsanlık tarihinin çocukluğuna tanıklık etmek için Şanlıurfa Gezi Rehberi içeriğimize de göz atabilirsiniz. Bu sayede seyahatinizi daha planlı hale getirebilirsiniz.
Evliya Çelebi’nin övgüyle bahsettiği tarihi Gümrük Hanı, Urfa’nın sosyal kalbidir. Asırlık çınarların altında içilen bir fincan mırra, size bu şehrin misafirperverliğini anlatır. Ayrıca burada geçen bir saat, metropollerdeki koca bir yıla bedeldir.
“Urfa’da kahve sadece içilmez; bir hatırın ve bin yıllık bir geleneğin mührü olarak ikram edilir.”
Sipahi Pazarı’ndan geçerken kulağınıza çalınan çekiç sesleri, Bakırcılar Çarşısı’nın asırlardır değişmeyen melodisidir. Buna ek olarak hemen ileride dünyanın en kaliteli isotunun kokusu burnunuza çalınır. Bu çarşılarda alışveriş yapmak değil, kaybolmak bir sanattır.
Ustalarla yapılan iki çift laf, size kitapların öğretemeyeceği hayat dersleri verir. Sonuç olarak Urfa çarşıları, yaşayan bir tarih müzesi gibidir.
Güneş batıp kalenin ışıkları Balıklıgöl’ün aynasına düştüğünde, şehir bambaşka bir kimliğe bürünür. Hz. İbrahim’in hikayesinin fısıldandığı bu kutsal mekan, ruhunuzdaki tüm gürültüleri susturur. Kısacası duaların huzuruyla Urfa’nın neden “Peygamberler Şehri” olduğunu o an anlarsınız.
Zamanın durduğuna şahitlik edeceğiniz son durak, dünyanın ilk üniversitesine ev sahipliği yapan Harran olmalı. Meşhur konik kubbeli evlerin arasında, binyıllardır değişmeyen kerpiç kokusunu içinize çekin. Özellikle Mezopotamya ovasına güneş veda ederken oluşan renk paleti sizi büyüleyecektir.
Urfa’yı gerçekten yaşamak istiyorsanız, saatinizi otelde bırakın. Bu şehirde gidilecek yer yoktur, yaşanacak anlar vardır. Bir sokağa girin, bir kapıyı çalın ve kadim bilgeliğe kendinizi bırakın.
Şanlıurfa’yı keşfetmek için en ideal zamanlar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Çünkü yazın kavurucu sıcağından kaçınmak, şehri yorulmadan gezmenize olanak tanır. Buna ek olarak seyahatinizden önce UNESCO Dünya Mirası listesindeki Göbeklitepe hakkında kısa bir okuma yapmanızı öneririz.
Sizin Urfa’da zamanı durdurduğunuz o an hangisi? Yorumlarda bizimle paylaşın!
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.