12.12.2017 - Şanlıurfa Haber & Firma Rehberi

Kına Gecesi Asbap Gecesi

Kına Gecesi Asbap Gecesi

Gelin” perşembe günü gidecekse, çarşamba ak­şamı; pazar günü gidecekse, cumartesi akşamı (yani damadın elbise giydiği günün akşamı) yapılır.
Kız evinde hanımlar, oğlan evinde erkekler top­lanır. Damadın arkadaşları ve akrabalarının top­landığı yerdeki eğlenceye “Asbab Gecesi” kadınla­rın toplandığı yerdeki eğlenceye ise “Kına Gecesi” denir.
ikisi de aynı gece ve aynı saatlerde başlar.
Gece saat onbire doğru oğlan evi tarafından ka­dın, erkek ve çocuklardan bir grup kına gecesi yapı­lan eve toplu halde yine türkü mani söyleyerek çal­gıcılarla birlikte giderler.
Evleri sekilidir
Toprehen ekilidir
Eger babası yoksa
Dayısı vekilidir
Hala hala heey….
Leblebi koydım tasa
El vurdım basa basa
Bizim gelin çok gözzel
Azıcık boyı kıssa
Hala hala heey…..
Gecenin karanlığında dar sokaklardan, kadınlar önde, çocuklar ortada, erkekler arkada olmak üzere toplu olarak yürürler. Ellerindeki fanıs denilen gaz lambaları yollarını aydınlatır.
Bu topluluktan ara sıra geriye kalmış bir hanım olursa, koruma görevini üstlenen erkeklerden biri “Ayallar öge ” diyerek kadının hızlı yürümesini ikaz eder. Gelin ve damadın isimlerine göre;
Portakalı oyarlar
ıçine kına koyarlar
Evvel adi Fatma’dı
Şimdi gelin koyarlar
Hala hala heey…..
Bahçalarda pırpırım
Yaprağı dilim dilim
Biz Ahmedi everdıh
Hasan’a Allah Kerim
Hala hala heey…..
Kına evine iyice yaklaşıldığında ise genellikle,
Çakmak çakmağa geldıh
Kına yahmağa geldıh
Ayşe Dayze ağlama
Kıziy almağa geldıh
Hala hala heey…..
Birkaç gün önceden kız evine gönderilen kına küvrenin hanımı tarafından bir kab içerisinde dua okunmuş süt ile yoğrulur. Gelin ise damadın akra­balarından iki hanım tarafından koluna geçilmek suretiyle getirilerek küvrenin önüne oturtulur. Gelin ağlamaya başlar. Gelin kınaya çıkarken mut­laka ağlaması gerekir, aksi halde ayıplanır.
Bu sırada kapı önünde bekleyen erkekler ara­sında bulunan çalgıcılardan biri kaval veya keman ile hüzünlü bir taksim yapar. Erkeklerden biri hoy­rat okur.
Kah gidelim
Kınayı yak gidelim
Gözele doymak olmaz
Üzüne bak gidelim
Merdivana
Sarıl çık merdivana
Yar sevmah yiğit kârı
Ne bilir her divana
Bunun peşinden hanımların hepsi gelinin ağla­masına katılır, hep birlikte ağlarlar. Oğlan evi tarafı hanımlar ise gelin götürecekleri için sevinçlidirler.
Bir yandan ağlama, bir yandan sevinç gösterisi, bazen iki aile arasında sözlü atışmaya, kavgaya dö­nüşür.
Küvre, gelinin avucunun içine bir altın koyarak kınayı yakar. Daha önce gelinin yüzüne örtülen pembe duvak açılarak gelinin kına yakılan eline bağlanır. Çocukların ellerinde tepsilere dikilmiş olan mumlar yakılarak gelinin başına çevrilir.
Kapı önünde bekleyen erkekler hep birlikte
Urfalıyam ezelden
Göynüm geçmez gözelden
Göynümün gözü çıksın
Sevmiyeydim ezelden
Ağam olasan Ömer
Paşam olasan Ömer
Benim olasan Ömer
Yetim kalasan Ömer
Türküsünü söylerler…
Kınası yakılan gelin baba evinden ayrılmadan önce büyüklerinin ellerini, arkadaşlarının yüzlerini öperek gözyaşları arasında veda ederek ayrılır.
O yanı keçe bı yanı keçe
Kız anasının emegi heçe
Hala hala heey…..
Oğlan tarafı gelini alarak kız evinden ayrılırlar.
“Masa üstünde bekmez
Bı bekmez biye yetmez
Şu Urfa’nın kızları
Taksisiz gelin getmez.”
“Ay doğar ayazlanır
Gün doğar beyazlanır
Gelin olacah kızlar
Hem gider hem nazlanır”
Hala hala heey……
Gelin, önceden hazırlanmış olan özel bir odada karşılanır. Kadınlar ise zılgıt çalarak gelini kutla­maya devam ederler. Gelin kapıdan girerken ken­disine verilen bir “narı” oda kapısının üst tarafına atarak narı kırar. Kırılarak dağılan nar tanelerinin toplanarak evlenecek yaşa gelmiş, genç kızlara ye­dirilmesi uğurludur.
“Su koydum su tasına
Gül koydım ortasına
Biz gelini getirdıh
Ağamın odasına”
Sâbahleyin, gelin ve beraberinde gelenlere özel olarak hazırlanmış kahvaltı sofrası hazırlanır. Öğlenden sonra ise süpha yemeği ikram edilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ