Şanlıurfa, sadece bir şehir değil; her sokağında binlerce yıllık bir efsanenin fısıldandığı devasa bir açık hava müzesidir. “Peygamberler Şehri” olarak anılan bu kadim topraklar, inanç turizminden gastronomiye, arkeolojiden sanata kadar her ziyaretçisine farklı bir hikaye sunuyor.
Şanlıurfa’yı dünya gündemine oturtan en büyük değer kuşkusuz Göbeklitepe’dir. Mısır Piramitleri’nden yaklaşık 7.500 yıl daha eski olan bu bölge, “tarihin sıfır noktası” olarak kabul ediliyor.
Urfa denince akla gelen ilk durak olan Balıklıgöl, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer olarak bilinir. Manevi havası ve çevresindeki tarihi yapılarla huzur veren bu bölge, akşam saatlerinde ışıklandırmasıyla büyüleyici bir atmosfere bürünür.
Not: Balıklıgöl ziyaretinizde hemen yanındaki Aynzeliha Gölü’nü ve kaleyi ziyaret etmeyi, ardından meşhur gümrük hanında bir acı kahve (Mırra) içmeyi unutmayın.
Urfa’ya gelip de damak tadınıza bir ödül vermeden dönmek olmaz. Şehrin mutfağı, baharatın ve etin en sanatsal halidir.
| Lezzet Adı | Özelliği |
|---|---|
| Urfa Kebabı | Zırhla çekilmiş, az acılı efsane lezzet. |
| Çiğ Köfte | Etli ve bol isotlu, geleneksel yöntemle yoğurulan. |
| Şıllık Tatlısı | Cevizli, şerbetli ve Urfa’ya has bir tatlı kapanış. |
Dünyanın ilk üniversitesine ev sahipliği yapan Harran, Mezopotamya’nın kalbinde yer alır. Binlerce yıldır ayakta kalan konik kubbeli evler, mimari açıdan dünyada eşi benzeri olmayan yapılardır.
Günü bitirirken Urfa’nın ruhunu hissetmek için bir Sıra Gecesi’ne katılmalısınız. Tarihi konaklarda yankılanan yanık türküler, yerinde yoğurulan çiğ köfte ve dostluk sofraları, Urfa misafirperverliğinin en somut halidir.
Bu içerik urfamiz.com okurları için özel olarak hazırlanmıştır.