Seyfettin Sucu | Urfa Haber | Urfa Rehber | Urfa Tarihi

Seyfettin Sucu – Urfa Haber | Urfa Rehber | Urfa Tarihi
15.12.2018 - Şanlıurfa Haber & Firma Rehberi

Seyfettin Sucu

Urfa benim içimde, ben Urfa’nın içindeyim” sözü Urfalıları mest etmektedir. Seyfettin Sucu Kimdir ?

1942 yılında Şanlıurfa’nın Kanberiye mahallesinde dünyaya gelir. Dar gelirli bir ailenin çocuğu olduğu için ekonomik nedenlerden dolayı okul hayatıyla tanışamadı. Babası Mehmet efendi, annesi Adile hanımdır.

Tek yaptığı film Urfa törelerini konu alan “Havar filmidir

70 Adet plağı ve çok ayıda kaset çıkardı sesi yanık olan Seyfettin sucu Hoyrat ile nam yapmıştır.

Müzik yaşamından önce dokumacılık “ÇULHACILIK” mesleğini sürdürürdü..

İbrahim Tatlıses şöhret basamaklarını tırmanırken Seyfettin sucunun payını unutmamak lazım ayağında kundura, Muradı böyle gibi şuan hatırlayamadığım pek çok şarkısını seslendirdi ve ününe ün kattı.

1962 yılında Ayşe hanımla dünya evine girer ve bu evlilikten 2`si erkek 1`i kız olmak üzere 3 çocuğu olmuştur. Evlendikten sonra işin içine mesuliyet sorumluluk girince davaların en büyüğü ekmek davasıdır diyerek, henüz 4 aylık evliyken Adana`ya çalışmaya gider Fakat sıla hasreti ağır basınca bir müddet sonra Urfaya dönmek zorunda kalır, bu seferde vatani görevi gelip çatmıştır ve askere gider. askerden döndükten sonra bir müddet daha dokumacılık işleri devam eder, fakat durumunda herhangi bir degişiklik yoktur. Derken bir arkadaşının yardımı ile 1966 yılında taşı toprağı altın deyip, İstanbul`a gider.

Bir şekilde denk geldiği plak şirketi sahibi olan Alaaddin PALANDÖKEN ile tanışır ve ilk plak çalışmasını “Bu handan, Kerven işler bu handan” isimli uzun hava ile yapar.

Urfa benim içimde, ben Urfa’nın içindeyim” sözü Urfalıları mest etmektedir. En yakın arkadaşlarından birisi olan İbrahim Tatlıses’in söylediği şu sözler de sanatçının değerini bir daha göstermektedir:” Herkes bana hayran, ben Seyfettin’e kurban.

Seyfettin SUCU, Urfa`nın dışındada tanınmış şöhretli bir sanatçı olmuştur. 1975 ve 1978 yılları arasında şam`da halep`te, rakka`da konserler verir ve halk tarafından “Şarkın Bülbülü” ünvanını alır. Bu arada birde film çalışması yapar. 1984 yılında yavaş, yavaş sağlığı bozulmaya başlayan sanatçıya yapılan tüm tedaviler sonuç vermez ve sanatçı 1987 nin 20 temmuzunda ” Sanatçımız İzmir’e gittiği bir konser sırasında fenalaşmış ve aramızdan ayrılmıştır. Kabri Harran Kapı Mezarlığındadır.

Şanlıurfa’da ne kadar unutulmaya yüz tutmuş gibi görünsede halen şarkıları keyifle zevkle dinleniliyor..

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ