13.12.2017 - Şanlıurfa Haber & Firma Rehberi

Şair Nabi

Şair Nabi

(1642-1712). Ünlü bir Divan şairi olan Nabî doğum yeri olan Urfa’da öğrenim gör­dükten sonra 1665’te İstanbul’a giderek Vezir Mııstafa Paşa’nın kâtibi oldu. Mus­tafa Paşa Padişah IV. Mehmed’in yakın çev­resinde bulunduğundan Nabî’nin de sarayla ilişkisi güçlendi. 1675’te ilk ünlü yapıtını, IV. Mehmed’in şehzadeleri için Edirne’de düzen­lediği sünnet düğünü şenliklerini anlatan Sur-name’yi yazdı. 1678’de çıktığı hac yolculuğu­na ilişkin izlenimlerini Tuhfetü’l-Haremeyn adlı yapıtta topladı.
Nabî, koruyucusu Mustafa Paşa’nın 1686’da ölümü üzerine Halep’e yerleşti. Bu­rada oğlu Ebulhayr için öğütlerle dolu Hayri­ye adlı ünlü mesnevisini kaleme aldı. O güne kadar yazdığı şiirlerini bir Divaria topladı. 1710’da yakın dostu olan Halep Valisi Baltacı Mehmed Paşa sadrazamlığa getirilince Nabî’ yi de İstanbul’a götürdü. Darphane emirliği, Anadolu muhasebeciliği gibi görevlerde bulu­nan Nabî bir yandan da resmi ve özel mektup­larını içeren Münşeat’ım düzenledi. Kısa bir hastalıktan sonra İstanbul’da öldü.
Nabî’ye Divan edebiyatında ayrı bir yer kazandıran özelliği, şiirlerindeki bilgece tavır­dır. Osmanlı Devleti’nin duraklama dönemin­de yaşaması, birçok savaşa, yenilgiye, top­lumsal yıkıma tanık olması onu bu yönde etkilemiştir. Şiirlerinde ahlakçı bir yaklaşım egemendir. Öbür Divan şairleri gibi duygula­ra, doğa betimlemelerine hemen hiç yer vermez. Söz oyunlarına başvurmaz. Nabî’nin şiirleri yerel deyimlerle, atasözleriyle güçlen­dirilmiş mısralardan oluşur. Bu yüzden de “hikemi şiir” denen düşünceye önem veren çığırın öncüsü sayılır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ