12.12.2017 - Şanlıurfa Haber & Firma Rehberi

Kuru İsot

Kırmızı Urfa isodu alınır. Doğranmadan önce temiz bir şekilde yıkanır.

Kuru İsot

Kırmızı Urfa isodu alınır. Doğranmadan önce temiz bir şekilde yıkanır. Çünkü doğrandıktan sonra yıkanır ise isodun acısını yitirdiği gibi, kuruduktan sonra ağızdaki lezzeti de gerçek tadı vermez farklılaşır. İyi bir usta, isodu yediği zaman, doğrandıktan sonra yıkandığını gayet açık bir şekilde anlayabilir. İsotlar yıkandıktan sonra sapı ve tohumları ayıklanarak 6 veya 7 parçaya bölünür. Hijyenik ortamda Temiz bir bez üzerine ince bir kat serilerek güneş altında kurumaya bırakılır. Direk temas olarak beton ve toprak zemin üzerine serilmemesi uygundur. Güneşin sıcaklığı göz önünde bulundurularak 2 veya 3 gün geçtikten sonra rengini alması ve karartmak amacıyla üzeri naylon bir örtüyle örtülür veya 60×100 santim ebadındaki naylon torbalara konularak ağzı bağlanır. Güneş altında bırakılır. Böylece hava almaması ve terlemesi sağlanır. Bir yandan terletilerek kendi özsuyuna güneşin vurmasıyla karartılması amaçlanır. Günlerce torbaya koyup çıkararak renginin koyulaşması gerçekleştirilir. Ancak bu torbalama işlemleri esnasında isodun ekşitilmemesi, hatta kurtlanmaması gerekmektedir. Karartacağım diye isodun kalitesini bozmak çok yanlıştır. Kaldı ki koyu renkli fakat siyah olmayan isot daha makbuldür. Çünkü zorlamalarla yapılan karartmada mutlaka isodun kalitesi bozulmaktadır. En iyi isot güneşin altında kendi kendine koyulaşan isottur. İsotlar iyice kuruduktan sonra, dövülerek veya büyük robot ya da mikserlerde çekilerek iri elek veya ince kalbur ile elenir. Elenen isot iri olmamalı fakat toz gibi veya un gibi de olmamalıdır. Kurutulan bu isot bir yıl boyunca köftenin birçok çeşidinde kullanıldığı gibi, bazı yemeklerin içine konur veya yanında kullanılır. Urfa’da bibere isot derler. İsot denince biberin her çeşidi anlaşılır; yani tazesi kurusu hepsine isot denir. Ancak bu isot, Urfa’ya has olan isottur. Zamanımızda ulaşım kolaylaştı, pazarlama gelişti. Artık bir yerde yetişen ya da üretilen herhangi bir şey dünyanın her yerine rahatlıkla ulaştırılabiliyor. Bugün Urfa’da da Türkiye’nin birçok yerinden gelen biberi bulmak mümkündür. Hâlbuki Urfa isodunun tadı çok farklıdır. İçerdiği maddeler ve şeker oranı diğer biberlere benzemez. İşlenmesi de diğerlerine göre oldukça zordur. Dışarıdan gelen biberlerin kurutulmasından elde edilen isot, çiğköftenin tadını bozmaktadır. Bu bakımdan isot denilince Urfa isodu akla gelmelidir. Eskiden ilkel usullerle kurutulan isot, artık isot fabrikalarında el değmeden, fırınlama sistemiyle kurutulmaktadır. Bu iyi gelişmeye rağmen, isot fabrikaları, kalitede standardı henüz yakalayabilmiş değillerdir. Ciddi bir laboratuar ve ehil bir eksperle bu işin üstesinden gelineceği günü beklemek durumundayız…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ