Göbeklitepe | UrfaHaber | Urfa Rehber | Urfa Tarihi

24.09.2018 - Şanlıurfa Haber & Firma Rehberi

Göbeklitepe

Şanlıurfa’da bir tepe üzerine kurulu Cilalı Taş Devrinden gelme, dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğu olarak geçer.

Şanlıurfa’da bir tepe üzerine kurulu Cilalı Taş Devrinden gelme, dünyanın bilinen en eski dini yapılar topluluğu olarak geçer. 1963’te bulunan dokuz hektarlık kazı bölgesinin önemi, yaklaşık 10 yıl kadar önce tarlasını karasabanla sürerken bulduğu oymalı taşı müzeye götüren Mahmut Kılıç sayesinde anlaşılabilmiştir.

Şanlıurfa’ya 20 km’lik bir uzaklıkta, Örencik Köyü civarındadır. 1995 yılında ilk kez Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Şanlıurfa Müze Müdürlüğü’nün işbirliğiyle kazı çalışmalarına start verildi. Kazılar Alman arkeolog Doç. Dr. Klaus Schmidt’in koordinatörlüğünde yürütülüp, her yıl eylül ve ekim aylarında 10 haftalık bir süreç içinde çalışmalara devam edilmiştir.

Günümüze kadar yapılan kazılar sonucunda bir Cilalı Taş Devri yerleşim yeri olduğu tespit edilmiştir. Tarihi MÖ 11 binyıllarına varan, tapınma amaçlı törensel alanlara ait mimari kalıntılar, dikili taşlar ve üzerinde kabartmalı yabani hayvan ve bitki figürlerinin olduğu taşlar bulunmuştur. Bölgenin önemi ise gün yüzüne çıkarılan en büyük tapınma alanını bulundurmasıdır. Günümüze kadar yapılan kazılarda elde edilen bulgular çerçevesinde uzmanlar Cilalı Taş Devri insanının henüz çevresindeki hayvanları evcilleştiremediği kanısına varmışlardır.

Bölgedeki kazı çalışmalarını yürüten Doç. Dr. Klaus Schmidt şunları belirtti: “Göbeklitepe’deki kazılarda elde ettiğimiz bulgularla, dünyanın bilinen en eski tapınma merkezlerinden birinin bu bölgede olduğunu ortaya koymuştuk. Ancak, son kazı çalışmalarıyla tapınma merkezinin dünyanın en büyük tapınma merkezi olduğunu tespit edebildik. Yaptığımız araştırmalarda, Cilalı Taş Devrinde yaşamış insanların, yabani sığır, akrep, tilki, yılan, aslan, yaban eşeği, yaban ördeği ve yabani bitki kabartmalarını incelediğimizde hayvanlarını evcilleştiremedikleri sonucuna vardık. Ayrıca, dikili taşların  üzerindeki resimler ve kabartmalar o dönemde yaşamış olan insanların sanatları hakkında bizlere ipucu veriyor. Buradaki tapınak, dünyanın bilinen en büyük tapınağı olma özelliğini taşıyor’ dedi. Göbeklitepe, arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerindendir.

Çünkü daha şehir hayatına geçmemiş olduğu düşünülen avcı-toplayıcı toplumların tapınak yaptığını gösteren ilk misaldir ve bu da şehirleşme yani medeniyet tarihinde devrim niteliğinde bir keşiftir. Hatta bu buluşu sebeple kazıyı yapan Dr. Klaus Schmidt, “Önce tapınak geldi, şehir sonradan geldi” demiş ve bu sözüyle erken medeniyet tarihine yeni bir kapı açmıştır. Kazı çalışmaları hala devam etmekte olup, tarihe ışık tutacak yeni bulgular aranmaya devam edilmektedir.

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ